"Enter"a basıp içeriğe geçin

Baharat Dünyası

Geçenlerde Mısır Çarşısı’nda yapmış olduğum alışverişten görüntüleri sizlerle paylaşmak istedim. Senede bir kez muhakkak ziyaret edip depolama yaparım. Baharatlarım her zaman taze olmalı. Bir seneden fazla kalmış olan baharat aromasından fire veriyor ne yazıkki. Ve baharatlarınızın toz haline kullanılması gerekiyorsa, muhakkak tohum yada bütün halde alın ve kendiniz toz haline getirin. Baharatın aromasının en zengin olduğu an ilk çekildiği andır. Bunun için bir kahve öğütücü yada havan işinizi görecektir.

Gelelim aldıklarıma; Önce muskattan bahsetmek istiyorum. ‘Küçük Hindistan Cevizi’ diye de geçiyor. Ama hindistan cevizi ile bir benzerlği yoktur. Endonezya’nın Banda Adaları anavatanıdır. Ben muskatı keklerde, makarnalarda, başamel sosda rendeleyerek kullanıyorum. Keskin ve ferah bir tadı var.

Tarçını sevmeyen varmıdır acaba. Keklere, kurabiyelere, içeceklere keskin hoş bir tad katar. Osmanlı mutfağında da çok kullanılır. Özellikle pilavların üzerlerine serperlermiş. Bir ağaç kabuğunun iç kısmından çubuklar halinde temin edilip, toz haline getirilerek kullanılıyor.

 

Kimyonun keskin, acı ve biraz sert bir tadı var. Meksika mutfağında kullanılır en çok. Özellikle et yemeklerinde kullanmayı tercih ediyorum. Muhammara gibi meze yada dip soslara da ayrı bir lezzet katıyor. Bu baharat da bir çiçeğin tohumlarınden elde ediliyor. Bu tohumların toz haline getirilmesi ile de kullanılır. İştah acıcı özelliği ile de yemek öncesi aperatiflerde kullanıyorum.

Yıldız anason, adından da anlaşılacağı gibi hem yıldız şeklinde, hemde tadı anasona benziyor. Yaprak dökmeyen manolya ağacının meyvesinin zamanında toplanıp kurutulması ile temin ediliyor. Tadının anason ve rezene arasında olması ve ferahlatıcı karakterinden dolayı deniz ürünlerinde ve özellikle meyveli, şuruplu tatlılarda çok kullanılır. Ben ayrıca tarçın çubuğu ile çay olarak tüketiyorum.

Karabiberi her zaman taze çekerek kullanıyorum. Mutfak gereçleri satan bir mağazadan temin ettiğim ufak ebatlardaki ahşap bir öğütücü sürekli elimin altında. Bütün salçalı, etli, baharatlı yemeklerde kullanırım. Sıcak çikolatada bile!!

Kakule, Hindistan mutfağının vazgeçilmez aroması. Hindistan’ın yabani ormanlarında yetişen bir bitkinin, yeşil kabuklu meyvelerinin içindeki esmer renkli tohumlarıdır. Hintliler nefesleri güzel koksun diye bu tohumları çiğnerlemiş. Gerçekten de kokusu çok ferah ve limonumsudur. İştah açıcı ve mideyi rahatlama özellikleride çok önemli. Tadının bergamota benzemesinden dolayı çaylarda ve kahvelerde havanda bir miktar döverek kullanabilirsiniz. Sütlü tatlılarada çok yakışır. Kakuleyi yaz yaz bitiremem. Arap mutfağında kahveden başlayıp, Hindistan’da et yemekleri, dondurmalar, Alman mutfağında unlu mamulleri diye liste uzar gider.

Kişnişin anavatanı Akdeniz ülkeleridir. Yumuşak bir bitkinin tohumlarıdır. İster toz halde ister tohum halde, köfte ve dolma baharatlarında, makarna soslarında, et yemeklerinde kullanılır. Ferah ama yakıcı bir tadı vardır. Ben en çok köfte harcına karıştırarak tüketiyorum, bir de peynirlerin üzerine az miktarda kimyonla toz halde kullanıyorum.

Gezimin yorgunluğunu atmak içinse almış olduğum yeşil çayı, yasemin çayıyla bütünleştirip yazımı yazıyorum.

 

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir